Yukarı Çık

AİDİYET DUYGUSU VE OKUL

3 Kasım 2018 Cumartesi 12:18:41
44 kez okundu.

14 Nisan 2018 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde Özgür Balat’ın “Okula Ait Hissetmeyen Çocuklar ve Ödedikleri Bedel” başlıklı yazısını okudum. Konu okulu, aileyi, öğretmen ve öğrenciyi ilgilendiriyor; paylaşalım istedim.

Yazar İngiltere’de Stantford Üniversitesi’nde araştırmacılar Butler ve Watson’un yaptıkları deneyi anlatıyor.

Deney özetle şöyle; onar kişilik iki öğrenci grubu seçiyor ve her grup teker teker odaya alınıyor.

A grubuna bir yapboz (bizim yerleştiremediğimiz şey) veriliyor ve “bunu tamamla!..” deniliyor; sırayla on öğrenciye aynı söylemle aynı işlem yaptırılıyor.

B grubu öğrencilerine mavi tşört giydiriliyor ve gene tek tek odalara alınıp “sen mavi gruptansın, mavi grubun parçası olarak bu yapbozu tamamla!..” deniliyor.

Her gruptaki öğrenci tek başına ve başka hiç kimse ile görüşmemiş olmasına rağmen “mavi grubun elemanın olmak” çocukların motivasyonunu arttırıyor, dolayısıyla çok daha fazla emek veriyor.

Özetle bu deney!..

Ve Özgür Bolat: “kritik soru şu: bizim okullarımızda öğrenciler kendilerini ne kadar okula ait hissediyor?” diyor.

Yazar; kendini okula ait hissetmeyen çocukların puanı, hisseden çocuklardan 22 puan daha düşük diyor. (bu çocuklar A grubundan olmalı.) Üniversiteye girmeme ihtimali (olasılığı) yüzde 11 artıyor. (gene A grubunda olumsuzluk artışından söz ediliyor. Yazara sadık kaldım Z.A)

Yazar devam ediyor; “ama maalesef biz zannediyoruz ki okul, çocuğun yaşamının dışında bir yer, çocuğun orada bir hayatı yok ve okulun tek görevi dışarıdaki veya gelecekteki hayata hazırlamak. Aslında çocuğun hayatı okul; o an orada mutlu olmak istiyor.”

Öğretmenle ilişkiler

Öğrenci öğretmenin kendisini desteklediğini düşünüyorsa okula aidiyeti 2 kat artıyor. Öğrenci, öğretmeni kendisini tanıdığını düşünüyorsa; öğretmeni ile sevgi ve saygı ilişkileri kurarsa, sınıfta aşağılanmaz ve rezil olmazsa, hata yapma lüksüne sahip olduğunu düşünürse, ezbere değil de keşfetmeye fırsat verilirse, seçme özgürlüğü olursa aidiyet duygusu artar.

Yazar; öğretmen çocuklara bir şey öğretmeyi değil de ilişki kurmayı öncelik haline getirdiyse: önce ilişki gelişir, sonra aidiyet artar ve öğrenmenin (öğretimin) kalitesi artar.

Yazar bize “ aidiyet” duygusunun önemini hatırlatıyor, yerinde olmuştur. Fark etmek, farkına varmak çok önemlidir.

OECD kurumunun eğitimin kalitesini etkileyen çok sayıda parametreyi ölçtüğünü, aidiyet sıralamasında en son sırada olduğumuz söyleniyor; şüphe ve tereddütle karşıladım.

Araştırmada hangi yöntem kullanılmış, hangi bölgelerde kaç ölçme yapılmış bilmiyoruz.

Fakat aidiyet duygusunun pozif bir algı, bir ruh hali yaratabileceğini düşünmeliyiz.

Bazen aidiyet duygusu olumlu ruh hali (algı) yaratabildiği gibi kötümser algıya da sebep olabileceğini unutmayalım.

Öğrencilerimize sağlıklı, mutlu, başarı dolu günler diliyorum.

Sağlıkla kalınız.

 

02 Mayıs 2018 Keşan

Zihni Akman

Motivasyon. Güdüleme (TDKSÖZ)

İnsanları bir işe, düşünceye yönlendirme, heveslendirme, istek uyandırma işi (Z.A)

Parametre (Mat.) Sabit olmayan değişen değer

Aidiyet: Ait olmak, elemanı olmak, yalnız olmamak

Aidiyet: Sosyal etkileşim sonunda edinilen ruhsal duygu, ruhsal yaşamdır. Aidiyet bir kavramdır. (Z.A)

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.