Yukarı Çık

HABER ÇORBASI

6 Kasım 2018 Salı 12:45:37
48 kez okundu.

Bugün; hafta içinde basına yansıyan değişik haberlerden bir demet sunacağım için yazı başlığını öyle uygun buldum.
            Maçı kazanmak zorunda olan teknik direktör; adam değiştiriyor, taktik değiştiriyor, ama sonucu bir türlü değiştiremiyor. Kalp krizi geçirmek, belki de komaya girmek üzere olan Türk Ekonomisi de; suni solunum ve birtakım pansuman tedbirlerle hayata döndürülmeye çalışılıyor, ama sonuç nafile.
            Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile terör bitecek, ekonomi düzelecek, Türkiye uçacaktı. Terör konusunda biraz mesafe alındığından söz edebiliriz. Ama ekonominin düzeldiğini ve Türkiye’nin uçtuğunu söyleyenlere sadece gülünür, diyeceğim. Ekonomi haberlerine tekrar döneceğim.

             Üniversite sayısını ikiye katladığımızdan söz ediliyor. Ama dünya üniversiteleri arasında ilk beş yüze giren üniversitemizin olmadığı da bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Üniversitelerimiz, bilim yuvası olması gerekir, değil mi? Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Ramazan Taşaltın: “İslami olarak cumhurbaşkanına itaat etmek farzı ayın’dır. Karşı gelmek de harpten kaçmak manasına gelir haramdır. Biz itaat ediyoruz cumhurbaşkanımızdır” demiş. Bilim yuvası olması gereken bir kurumun rektörü; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir İslam Devleti olmadığını bile bilmiyor. Demokrasilerde; itaat diye bir kavramın olmadığından da haberi yok. Rektörü geçtik, bu doçente ne demeli? Doçent Teyfur Erdoğdu TRT’de katıldığı GÜNDEN ÖTESİ programında; rüyasında Allah’ı gördüğünü söylüyor. El insaf diyorum. Sunucu ise “ne şanslısınız” diyor. Allah aşkına; bugün dünyada Allah’ın varlığını şeklen tarif edebilecek olan bir kişi var mı? Gördüğünün Allah olduğunu nereden biliyor? Eğitim Sisteminin içler acısı halini anlatmak için başka örneklere gerek var mı? Şubat Ayı’nda 20.000 öğretmen ataması yapılacakmış. Sene ortasında öğrencinin öğretmenini değiştirmek, öğrenciye de, eğitime de ihanettir. 
            Cumhuriyet’in 95. Kuruluş yıldönümünde, İstanbul’da havaalanı açılışı yapılması ve Ankara dışında Cumhurbaşkanlığı Resepsiyonu verilmesi, tartışmalara neden olmuştu. 2 Kasım günü basına yansıyan bir habere göre Cumhurbaşkanı; 10-11 Kasım günleri Fransa’ya bir ziyaret gerçekleştirecekmiş. Sayın Erdoğan bu vesileyle 10 Kasım Törenlerine katılmadığı takdirde, alın size yeni bir tartışma konusu, demeden geçemeyeceğim.
            Yazımın başında, Türk Ekonomisi’nin genel durumundan biraz bahsetmiştim. Yeni Hükümet Sistemi ile birlikte ekonominin düzelmesi için önce; Orta Vadeli Program(OVP) açıkladılar. Bu tutmayınca, bu defa; Yeni Ekonomik Program (YEP) açıklandı. Bundan sonra neler mi yapıldı? Özetlemeye çalışalım.
            Üretim ekonomisine ağırlık verilmezse, hiçbir sorunun çözülmeyeceğini vurgulamak isterim.

            Ticaretle uğraşanlara nefes kredileri açıldı. Adam aldığı bu krediyle ancak vergi ve diğer borçlarını ödeyip, biraz nefes alabildi. Bu para ile üretime dönük yatırım yapması beklenemezdi. Tüccar
desteklenirken, vatandaş unutuldu. Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı ile vatandaşın da desteklendiğini iddia edenlere, bazı örneklerle yanıt vermeye çalışacağım.
            BOTAŞ: 1 Kasım’dan geçerli olmak üzere, elektrik üreticilerine sattığı doğalgazda %9 indirim yapmış. Ama bu indirimin; konut ve sanayi tüketicilerine yansıması söz konusu değilmiş.
            Külçe altın, külçe gümüş, elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virconia gibi değerli maden ürünlerinin satışında KDV yok, ama eve ekmek alıp götürürseniz, KDV ödersiniz.
Enflasyonla Mücadele Programı kapsamında bazı ürünlerdeki KDV ve ÖTV oranları düşürüldü. Düşürülen oranların kime yaradığına dikkatinizi çekmek isterim:  
            Mobilyada KDV %18’den, %8’e inerken, ticari araçlarda %18’den, %1’e indirilmiş. Vatandaş mobilyayı da, aracı da 2. Elden alırken, bunların yenisini hali vakti yerinde olanlar alır.
            Enflasyonla Mücadele konusunda indirim programına destek veren firma sayısı: 2.500 civarındaymış. İndirim uygulaması yılsonunda bitecek, pekiyi ondan sonra ne olacak? Bazı indirim uygulamalarının göstermelik olduğunu söyleyebilirim. Mesela Keşan’daki bir firma indirim yapıyor. Ama kasada şöyle bir yazı dikkat çekiyor. “%10 indirim uygulaması 100 TL ve üzeri alışverişler içindir”
            Merkez Bankası yılsonu enflasyon tahminini %13,4’ten %23,5’e yükseltmiş. Gıda fiyat enflasyonu ise %29,5 olarak öngörülmüş. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2018 yılsonu enflasyon öngörüsü ise %20,8 idi. Andımız kararı ile ilgili Cumhurbaşkanı tarafından eleştirilen Yargıtay’dan sonra, Merkez Bankası da eleştirilerden nasibini almış oldu.
            “İmar Barışı” kapsamında uygulanan Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresi 31 Aralık 2018’e kadar uzatılmış. Bu uygulama: 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar içinmiş. En ufak bir sarsıntıda yıkılma ihtimali olan binalara “sağlamdır” muamelesi çekenler; bir deprem sonucu yıkımlar olduğunda: “ Depremin fıtratında ölüm var” deyip, kenara çekileceklerdir.
            Yukarıda, bir üniversite dekanının sözlerini yazmıştım. 2 Kasım Cuma Hutbesi’nde Keşan Camileri’nde vaaz veren kişinin sesinden de: “Keşan İmam Hatip Lisesi’nin methiyesi” yükseliyordu.
Eğitim kurumu ibadet konusunda, ibadet kurumu eğitim konusunda görüş bildiriyorsa, “vay halimize” demeden edemiyorum.
            Vatandaşa tasarruf önerildiği günlerde; Merkez Bankası’nın yukarıda bahsi geçen toplantısı beş yıldızlı bir otelde yapılmış. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2019 yılı aylık maaşı da 2018 yılına göre %26 kadar artırılmış.
            Son paragrafta yazdığım iki haber; bugünkü Haber Çorbası’nın sosu olsun mu?
            Saygılarımla. 04.11.2018                                                       

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.