Yukarı Çık

BERLİN

5 Aralık 2018 Çarşamba 11:52:48
49 kez okundu.

Hülya Avşar "Berlin Berlin" filminde memelerini ve bacaklarını göstererek Berlin'i anlatmıştı.

Kadir İnanır da filimlerinde "Nayir nolamaz" diyerek kadın döverdi. Yıllar sonra biraz Almanca öğrenince anladim ki; Türkçe "hayır" ile Almanca "nein" birleştirip Türkçenin içine ediyormuş erkek Kadir.

Bugün Berlin'i biraz da ben anlatayım.

BERLİN, 2013 kayıtlarına göre 3,5 milyon nüfusuyla birlikte 3 Opera salonu, 175 Müze, 157 Tiyatro, 300 sinema salonu, 3 Üniversite, 1294 okul, 1844 çocuk oyun bahçelerine sahip. BERLİN genelinde 9 büyük kapalı spor salonundan başka her okulun da kapalı spor salonu var.

Dünyanın yaşanabilir en iyi beş şehrinden biri olan Berlin’de, U-bahn denilen metrosu, S-bahn denilen banliyö trenleri, Strasen Bahn denilen tramvayları ve dakik çalışan otobüsleriyle ulaşım harika. Kaldırımların genişliği ve özel bisiklet yolları ayrı bir nimet. Bisiklet, kış yaz kullanılan trafik aracı. Bizim memlekette kıçı koltukta, eli direksiyonda olanlar kimseye yol hakkı tanımazken, burada ise en fazla yayaların olmak üzere, bisikletlinin ve tüm araçların yol hakkı var. Herkes kuralları ve hakkını biliyor. Benim memleketimdeki mafya özentisi, kabadayıvari şoförlere inat burada koca otobüsleri manken gibi güler yüzlü kızlar sürüyor.

Ulaşımdaki düzenli hizmetiyle insanı yormayan Berlin, dünyanın en yeşil şehri. Orman içinde şehir, şehir içinde orman sanki. Şehir içinde bölüm bölüm ormanlardan başka yollarda on metrede bir ağaç var. Bizim memleketimizde bina yapamadıkları otoban kenarlarına belediyeler mevsimlik çiçek eker. Burada öyle mevsimlik çiçek ekmiyorlar ama yeşil alanları her türlü orman ve çiçek ağaçlarıyla dolu ve burada ormanda yaşadığınızı hatırlatan yabani hayvanlar, tavşan, sincap, tilki, hatta domuz her zaman sokaklarda görebilirsiniz.

Sonbaharı bitirip kışa girerken Berlin'in her tarafı sararıp dökülmüş ağaç yapraklarıyla kaplı. Harika bir görüntü. Belediye çalışanları yaprakları toplarken ağaçları da buduyorlar. Bizim belediye başkanları kızacak belki ama buradaki ağaçları ekmeyi ve korumayı bırakın bu mevsimde dökülen yaprakları toplayamazlar.

BERLİN yakınlarında küçük çiftçi köyleri var. Bahçelerinde her çeşit hayvanları, traktörleri ve tertemiz evleri var. Bizim bırakın köylerimizi, turistik yerlerdeki tatil köyleri bile bu kadar temiz ve intizamlı değil. BERLİN’deki planlı, intizamlı, imarlı yapılaşmayı görünce bizim memleket siyasetçilerimizin bilgisiz ve beceriksizliklerini, millet ve memleket sevgisizliklerini çok iyi anlıyorum.

Biz, alt yapı üst yapı, senin parti benim parti, onun az bunun çok oyu var derken doğru düzgün bir köy bile kuramamışız. Bir yağmur yağsın evden dışarı çıkamıyoruz, dışarıdaysak eve gidemiyoruz.

Berlin dünyanın her yerinden gelmiş insanların yaşadığı kozmopolit bir yer. Türklerin, Afrikalıların, son yıllarda ise çoğunlukla Arapların gelip yerleştiği bir şehir. Gelenler çoğunlukla geldikleri ülkenin, hatta köyünün ve din anlayışının kültürünü burada yaşıyor. Burada kendinizi orta doğunun köylerinde zannedeceğiniz manzaralar görüyorsunuz. Bazen düşünüyorum; bir kişi kendi memleketindeki zor şartlardan dolayı geldiği bu şehirde kendi kültürüne sıkı sıkıya neden bağlanır? Senin kültürün doğruysa, sana rahatlık ve özgürlük sağlıyorsa kendi ülkeni bırakıp "gavur" dediğin bu yabancı ülkeye neden geldin?

Berlin çeşitli kültürlerin, çeşitli insanların yaşadığı renkli bir kent. Bu güzel kenti gözlemleyip dersler çıkarmak için bir ömür ister. Gerçi bizim siyasetçilerimiz, Belediye ve sivil toplum yöneticilerimiz dünyanın en güzel yerlerini geziyorlar. Acaba gördükleri güzelliklerden ders çıkarıp ülkemizde uyguluyorlar mı?

Berlin’de dikkatimi çeken bir şey daha var. Eski Cumhurbaşkanına, şu an ki Belediye başkanına ve bir kaç milletvekiline sokaklarda rastladım. Çok rahat ve bizim gibi insanlar. Halktan bir farkları yok. Kıçları önemli koltuklara oturmuş olsa da bir ayrıcalıkları yok. Burada podyum mankeni gibi dolaşan Belediye başkanlarına, siyasetçilere ve billboardlarda Belediye başkan resimlerine rastlamıyorsunuz.

Berlin’de yağmur, kar ve eksi derecenin altında soğuklar vardır ama hiç yolları su basmaz ve buz tutmaz. Anneler, kış yaz arkalarında çocukları ile bisikletle markete, okula gider. Dışarda soğuk varmış, buz olabilirmiş diye endişelenmez. En ilginçi de 4 ila 5 günlük bebek kucağında, o soğukta bisikletle yolculuk yapan anneler. Biz de bebek 40 günlük olmadan dışarı çıkarmazlar ve kimseye göstermezler. Neymiş efendim, nazar değermiş...

Berlin böyle kısa yazılarla anlatılmaz.

Berlin'i bir başka gün tekrar yazmak üzere...

Sevgiyle kalın

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.