Yukarı Çık

Kusura bakma TUVTURK

12 Aralık 2018 Çarşamba 11:58:37
584 kez okundu.

“Kusura bakıyoruz” diye bir slogan kullanıyorsun ya TUVTURK, kusura bakmadan önce, bence aynaya bir bak bakalım, nasıl oluyor?!

İstanbul’dan Mehmet Bey gibi ben de 06.12.2018 tarihinde TüvtürkEsenyurt şubesinde Ford Connect aracımı muayeneye götürdüm (T5111424 RK1 sayılı Araç Muayene Raporu) ağır kusur olarak (lastik ölçüsü 195 65 R15 91 T olduğu için) geçmemiş. Ancak 2009 model aracıma yepyeni kış lastikleri taktırmıştım, önceki muayenelerde hiç bir sorun çıkmamıştı. (Her yıl muayene zorunluluğu da ayrı bir sorun) Raporda "Yanlış lastik ebadı: yük kapasitesi çok düşük" yazıyor. Gaziantepli Lastik firmasında özenle bakılan lastiklerime bir de ben baktım 195 65 R15 91 T yazıyor. (Yok efendim son değer 95 T ve üzeri olmalıymış)!... Ne yapmaya çalışıyorsun TUVTURK?! Özel amaçla kullandığım aracımdır. Ticari yük falan taşıyor da değilim. Kış lastikleri Türkiye'nin saygın bir markasından ve daha yeni taktırdım. Ruhsatımıza AZAMİ YÜKLÜ AĞIRLIK: 2240 KG olarak boşuna mı yazmışlar! Teknik bilirkişi arkadaşlarıma da sordum, araştırdım: FORD CONNET COMBİ K 210S 1.8 TDCI 2009 model N1 araç sınıfı için 195 65 R15 91 T lastik ebadı (beher lastik için 615 kg x 4 adet= 2460 kg) iken ruhsatta yazılı 2240 kg yük kapasitesine göre yeterli ve hatta fazlası bile var. Ey TÜVTÜRK, sıfır olan lastikleri niye değiştirmemi istiyorsun? Anlayamadım.

“Kusura bakıyoruz” TUVTURK, ağır kusur sorumsuzluğu bununla da sınırlı değil! İnternet ortamında “şikayet var” portalına bakıyor musunuz hiç?... (Şikayetlerin çoğuna cevap verememişsiniz de!...)

***

Arada bir Gülse Birsel’i okur musunuz? Şimdi okuduğunuzda artık çok geç olabilir. Lütfen bunu bari yayımlandığı gün okuyun. Okuyun ki, hayatı boyunca vatanında çalışmak, yaşamak ve ülkesinde ölmek isteyen kardeşlerinizin, tarafsız görüşlerini, bundan sonraki uygulamalarınızda hesaba katma ihtimaliniz olsun, bence de!...

Ne kadar çok kişi geleceğini yurtdışında görüyor, farkında mıyız? Kaç, çocuk sahibi aile kaygı içinde bunu planlıyor, evlatlarını öğrenim için yurtdışına yollamaya uğraşıyor bilginiz var mı? Yurtdışında okuyan veya kısa süreli çalışan kaç değerli insanın parlak tekliflere rağmen buraya dönmekten vaz geçtiğini araştırdınız mı?

“Şikayet Var”portalında yazanlardan belki bazısı hayatında siyasete dair bir tweet bile atmamıştır. Bunlar avukatlar, doktorlar, mimarlar, mühendisler, üst düzey yöneticiler, tüccarlar, girişimciler, sanatçılar, öğretmenler, öğrenciler... Araç sahiplerine, şirket sahiplerine bir sorun bakalım... Anne/babalara soralım: Yurtdışında okumuş, parlak, akıllı gençlerden kaçı son aylarda memlekete gelmekten vazgeçti!

Elbette korkuyorlar, ülkenin gidişatından korkuyorlar, bunda “bizim payımız yok!” demeyin sakın.

Bu insanlar bir gün artık istedikleri gibi yaşayamamaktan, Türkiye’de araç sahibi olmaktan, hak etseler bile haklarının verilmemesinden korkuyor.  

Bu insanlar kendi hallerinde yaşarken, arabalarını fenni muayeneye götürmedikleri için, götürseler de olmadık sebeplerle ağır kusurlu sayılmaktan, fren lambasının üçüncüsünün (-arabanın arka ortasında zorunlu olmayan kırmızı lamba. Yasa’nın öngördüğü “arka sağ ve solda, iki adet” olanıdır) yanmamasından ötürü ağır kusurlu sayılmalarından, falan filan için, bir sebeple mahkemeye düşmekten, sonra haksızlık, adaletsizlik kurbanı olup durup dururken hapis yatmaktan korkuyorlar.

Birçoğu yersiz korkudur kesin. Öyle midir?! Ben de öyle diyorum soranlara Gülse Birsel gibi...

Ama korkuyorlar işte. Bu ülkenin okumuş, çalışan, suç işlemeyen, vergi veren yetişmiş insanları korkuyor TUVTURK; ve artık ülkeden gitmek için baya/baya planlar yapıyor.

Anahtar sizde ben de iki şey sormak isterim:

1) Bu durumdan mutlu musunuz?

2) Lastiklerin, lambaların telafisi var ama bu sözünü ettiğimiz insanları kaybedersek, bunun geri dönüşümü var mı sizce?

Sevgili TUVTURK! Korku iklimini dindirin.

Sisteminizin  iyi işlediğine bizi inandırın.

“Kusura bakacaksanız” eğer, önce kusursuz bir sistem kurmaya çalışın, dili yumuşatın, artık normalleşmeyi başlatın. İnattan, müşterilerinize laf yetiştirmekten, vazgeçin.

“Bu ülkede her an her şey olabilir, herkes her haksızlığı yaşayabilir, kimse de bir şey diyemez” fikrini Gülse’nin dizileri kadar matrak hale getirin. Vatandaşa kendini, memleketinde ağır kusurlu hissettirmeyin yok yere! ... Germeyin artık şu fenni muayene işlemlerini!

Bilmem, yurt dışına herkes gidiyor olabilir!

Ama ben gitmiyorum. Kaldım gitti zaten; demedi demeyin ona göre!

Sayın TUVTURK, sevgi ve selam; umarım bir daha böyle görüşmeyiz.

Kusura bakıyorsunuz anladık, lâkin arada bir aynaya da baksanız diyorum.

__________/__________

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.