Yukarı Çık

MAAŞ İSTEMİYORUM

21 Aralık 2018 Cuma 11:57:53
667 kez okundu.

Başlığa bakıp bu zamanda ”maaş istemiyorum“ diyen insanın normal olduğuna  inanmayız, hatta akıl hastası olduğunu düşünürüz. Oysa, Çanakkale Savaşının seyrini değiştiren Seyit Onbaşı’nın Atatürk’e söylediği sözdür bu. Sırtına aldığı ağır top mermisi namlunun içine bırakıp düşman zırhlısının batmasına neden olan ve Çanakkale’nin geçilemeyeceğini bugün de söyleten Seyit Onbaşı’yı unutmak mümkün değil.

Seyit Onbaşı, Balıkesir’in Havran ilçesi Çamlık (Manastır) köyünde doğmuştur. Çanakkale cephesinde topçu eri olarak göreve başlamıştır. Kahramanlıklarını satırlarımıza sığdıramayız. O nedenle savaş sonrası yaşamından bahsetmek istiyorum. 1934 yılında soyadı kanunu çıkınca “Çabuk” soyadını aldı. Seyit Ali Çabuk oldu. Savaşın sona ermesinden sonra 1918 yılında köyüne döndü;  ormanda kömürcülük yaptı. 21 yıl boyunca Çanakkale’de top mermisiyle gemiyi batıran kişi olduğunu köylülerinden gizledi.

Atatürk, 11 yıl aradan sonra Havran’a gelir. Nahiye müdürüne Seyit Onbaşının hangi köyden olduğunu sorar. Ancak müdür hangi köyden olduğunu bilemez. Bunun üzerine Askerlik Şubesi’nden öğrenilir . Jandarmalar sabah atla yola çıkar, akşam köye varırlar. Seyit Onbaşı ormandan köye döndüğünde Jandarmaları görünce, “iki çuval kömür getirdik, buna da zabıt tutacaklar” diye düşünür. Yan sokağa sapmak ister. Jandarma seslenir: “Kaçma, suçun yok; seni Paşa çağırıyor, onun için geldik” deyince rahatlar. “Öyleyse hemen gidelim” diyerek Havran’a giderler. Nahiye müdürü onbaşının perişan halini görünce,  “bu vaziyette paşanın karşısına çıkaramam” diyerek bir berber bulup tıraşını yaptırır; sırtından çıkardığı ceketini ona giydirir. Ama kolları kısa gelir, iki yakası kavuşmaz…  Neyse, Atatürk’ün karşısına gelirler.

Seyit Onbaşı, “Paşam, hoş geldin” diyerek ellerine sarılır. Atatürk, “Asıl sen hoş geldin, iki gündür seni bekliyorum. neredeydin?” diye sorar. O da ormanda olduğunu kömür işleriyle uğraştığını söyler. Bunun üzerine, Atatürk,  “Sen Gazisin, sana maaş bağlayalım”  teklifinde bulunur. Seyit Onbaşı onuruna yediremez. “Paşam, Ben Vatan için görev yaptım, maaş için değil” diyerek kabul etmez. “Yalnız… Paşam…” der, durur. “Söyle” der Atatürk.  “Paşam, sizden bir ricam var; ben ormanda meşe odunu toplayarak ondan kömür imal ediyorum, Havran’da ve Edremit’te kaçak satıyorum. Ormancılar önüme geçip baltamı almasa, haydi haydi geçinirim.” dediğinde, Atatürk, Nahiye Müdürüne yardımcı olmasını söyler.

Ancak, bir süre sonra Nahiye Müdürü değişir. Yeni gelen müdür, Seyit Onbaşıyı kaderine terk eder. Sonrasında bir zeytinyağı fabrikasında hamallık yaptığı sırada üşümeden kaynaklı zatürre hastalığına yakalanır. Bu hastalık onu elli yaşındayken hayattan koparır. Seyit Ali Çabuk’un kahramanlığı satırlara sığmaz. Bu vatan “Maaş istemiyorum” diyen kahramanlar sayesinde düşmanlardan kurtarılarak” TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULMUŞTUR” Bunu unutmayalım o yeter. Atatürk ve silah arkadaşlarının ve Seyit Onbaşıların, Mehmetçiklerin ruhları şad olsun.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.