Yukarı Çık

ŞU CE-HE-PE, ŞU A-KE-PE VAR YA (2)

23 Ocak 2019 Çarşamba 11:55:26
339 kez okundu.

Dün; bugünkü iktidar tarafından tüm olumsuzlukların sorumlusu olarak görülen ve  “taş üstüne taş koymadılar” dedikleri, CE-HE-PE zihniyetinin neler yaptığını yazmıştım. Bugün sırada; A-KE-PE zihniyetinin neler yaptıkları var.

İstanbul’a 3.Köprü, 3. Hava Alanı, diğer bazı şehirlerimize yolcusu olmayan hava alanları, Marmaray, İzmit Körfezi’ne köprü, otoyollar, tüneller, şehir hastaneleri, hızlı değil, hızlandırılmış tren hatları, okullar, camiler, Hazine arazilerine Toki Konutları yaptılar. Adliye Sarayları ve hapishaneler ile Ankara’da yazlık-kışlık, Ege kıyılarında yazlık sarayı da yapılanlar arasında sayabiliriz.

Dün yazdığım CE-HE-PE zihniyetinin tüm eserleri, parası T.C. Bütçesinden tıkır -tıkır ödenerek yapılmış “bizim” diyebileceğimiz eserlerdir. Yukarıda yazdığım A-KE-PE zihniyeti eserlerine bizim diyebilmemiz için parasının ödenmiş olması gerekmez mi? Bu eserlerin belki de tamamı; yap-işlet-devret modeliyle yapıldığından yıllar sonra bizim malımız olacaktır.    CE-HE-PE zihniyeti bir yandan Osmanlı’nın borçlarını öderken, bir yandan da kalkınma için yatırımlar yapmıştır. A-KE-PE zihniyetine sormak gerekir: Yukarıdaki yatırımların bir kısmının bedeli, hiç şüphe yok ki CE-HE-PE ve daha sonraki iktidarların bıraktığı eserlerin özelleştirilmesi veya satışı yoluyla elde edilmiştir. Bir kısmı da, borçları yıllara yayılarak bizim gibi gösterilmiştir.

Yaptıkları köprü ve şehir hastanelerinin bir özelliğine değinmeden geçemeyeceğim. Köprüden geçenden bir akçe, geçmeyenden iki akçe, hastalanıp şehir hastanesine gidenden bir akçe, gitmeyenden iki akçe alındığı nerede görülmüştür. Garantisi verilen araç geçişi ile hasta sayısı, neyin nesidir?

Şimdi de; A-KE-PE zihniyetinin eline kimsenin su dökemeyeceği bir konuda, yaptıklarından söz edeceğim:

15 adet şeker fabrikası, 27 akarsu santrali, 6 adet liman, 7 sigara, 1 kibrit fabrikası. 17 elektrik dağıtım işletmesi.

– Paşabahçe Cam Sanayi – Ereğli Demir Çelik – İskenderun Demir Çelik – ASELSAN Hisseleri – HAVELSAN Hisseleri – ETİ Holding– PETKİM – TÜPRAŞ – Türkiye Gübre Sanayi A.Ş.– TEKEL Alkollü İçkiler A.Ş. – Sümer Holding – Yeşilova Halı, Yün, İplik – Beykoz Deri ve Kundura – Manisa Et-Tavuk Kombinası

– OYAKBANK – T. Sınai Kalkınma Bankası – Yapı Kredi Bankası – Sabiha Gökçen Havaalanı – SEKA – Türk Telekom – AyCell – Araç Muayene İstasyonu – Büyük Efes Oteli

– THY Lojmanları – Trakya Cam ve Anadolu Cam – Oymapınar Barajı – Büyük Ankara Oteli – Büyük Tarabya Oteli – Kuşadası Tatil Köyü – İstanbul Hilton Oteli – Çelik Palas Oteli

 – Hamitabat Elek. Üretim – Çatalağzı  – Kangal – Kemerköy  – Orhaneli  – Seyitömer – Soma – Tunçbilek – Yatağan  – Yeniköy Termik Santralleri.

Yukarıda yazmaya çalıştığım, bir sürü Kamu Malının adı var. Yazdığım ve yazamadığım bu Kamu Mallarının çoğu A-KE-PE zihniyetinin sattığı eserlerdir. Aslında bu kadar ismi yazmaya bile gerek yoktu. Yapılan bir istatistiğe göre, A-KE-PE iktidara geldiğinde devletin elinde 208 değerli Kamu Malı bulunmaktaymış. Bugün bu sayı 71’e düşmüş. Yani, daha ziyade değeri yüksek olanların üçte ikisi elden çıkarılmış. Ya satılmış, ya da özelleştirilmiş. Bazıları, satıldıktan kısa süre sonra, alış fiyatının birkaç katına başkalarına devredilmiştir.

A-KE-PE zihniyeti kendini Milli, CE-HE-PE zihniyetini gayri Milli olmak ve her yapılana karşı çıkmakla suçlamaktadır. Dikkat ettinizse CE-HE-PE zihniyeti Cumhuriyet kurulduğunda yabancı sermayenin elinde bulunan Kamu Mallarını, parasını vererek satın almış, A-KE-PE zihniyeti ise bizim olan Kamu Mallarını yabancı sermayenin emrine vermiştir. Mesela bugün; çiftçinin elindeki milyonlarca dönüm arazi bir bankada ipoteklidir. Bu banka, yabancı sermayenin elindedir. Stratejik öneme sahip birçok Kamu Malı yabancıların yönetimine verildiği gibi haberleşmemizin can damarı sayılan TELEKOM bile yabancı sermayeye satılmıştır.

CE-HE-PE zihniyetinin her yapılana karşı çıkmasına gelince: Karşı çıkış birçok konuda, yapılan yere ve yapım şeklinedir. Büyük ihalelerin aşağı yukarı aynı firmalar tarafından kazanılması tesadüf olamaz. İstanbul’a yapılan 3. Köprü, milyonlarca orman ağacının kesilmesine neden olmuş, birçok orman sahası rant uğruna imara açılmıştır. Buna karşı çıkmanın neresi yanlış?

Başlıktaki iki zihniyeti karşılaştırmak için destanlar yazılabilir. Yazımı noktalarken, hangi zihniyet olursa olsun; Türkiye’min geleceğine ışık tutacak konularda fikirler üretilsin diyorum.

Saygılarımla. 20.01.2019                           Mehmet USLU- Emekli Öğretmen

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.