Yukarı Çık

Türk Milletinin büyük evladı: ATATÜRK

26 Şubat 2019 Salı 12:00:57
107 kez okundu.

Gariban dostu Atatürk

Nesip Efendi.

Nesip Efendi Sudan asıllıydı. Abdülhamid döneminde saraya seyis olarak girmiş, Meclis-i Mebusan’da müstahdem olarak çalışmıştı. Ankara’ya Meclis-i Mebusan’dan gelen milletvekillerinin tavsiyesiyle Çankaya Köşkü’ne kapıcı olarak alındı. Çalışkandı, işini yapar, kimsenin dedikodusunu yapmazdı. Riya nedir bilmez, olduğu gibi görünürdü. Atatürk’ün ilgisini çekti, eve alındı.

Kusur sayılırsa akşamcıydı. Akşamları kulübesinde tek başına demlenirdi.

Bir gece içkiyi fazla kaçırınca sızdı. Sigarası yere düştü. Kulübesi alev aldı. Polisler kulübenin yandığını gördü, koşarak yetiştiler, yangını zorlukla söndürdüler. Nesip Efendi’yi diri diri yanmaktan kurtardılar.

Başyaver Rusuhi Bey, kulübenin yanmasına sebebiyet verdiği için çok kızmıştı. Nesip Efendiyi Çankaya köşkünden kovdu.

Atatürk hergün görmeye alışık olduğu Nesip Efendiyi göremeyince sordu:

“Nerede bizim Nesip Efendi?”

Olayı anlattılar ve Nesip Efendinin kovulduğunu söylediler.

Atatürk öfkelenir ve“Adamı kovarken hiç düşünmediniz mi, nereye gider bu yaşta, ne evladı var ne kimsesi var, nerede yatıp kalkar? Çabuk bulup getirin onu buraya” diye bağırır.

Nesip Efendi bulunur, getirilir. 10 Kasım 1938’de Atatürk vefat edince Nesip Efendi’nin Çankaya Köşkündeki işine son verilir. Merkez Bankası’nın bodrum katında küçük bir oda tahsis edilir. Orada rahmetli olur.

Ferahşan Hanım

10 yıl Atatürk’ün yanında çalışmıştı Ferahşan Hanım.

“Ben Atatürk’ü insan olarak tanıma fırsatı buldum… Çok asil ince ruhlu bir insandı. Etrafında bulunanları daima kendinden çok düşünürdü. Bir seyahate çıkıldığı zaman hepimizin nerede yatacağımıza, ne yediğimize istirahatimizin yerinde olup olmadığına bizzat bakardı. Çalışma odasında saatlerce mütalaaya daldığı geceler, kimsenin kendisini bekleyip rahatsız olmasına razı olmazdı. Geç vakit acıkacak olsa hususi dairesi civarındaki mutfağa girer, yemeğini bizzat ısıtır. Tek başına yerdi” demiştir.

Rukiye Hanım

Atatürk’ün evlat edindiği kızlardan biridir. Evlat edindiklerinin her biriyle ilgilenmiş, onları okutmuştur. Burada her birini anlatmayacağım. Bana ilginç geldiği için Rukiye’nin hikâyesini anlatacağım ve yazımı bitireceğim.

Rukiye’nin babası Kurtuluş Savaşı’nda karargâhta emir eriydi. Cumhuriyet ilan edilince Atatürk’ten yardım istedi. Üç kızı olduğunu, okutamadığını kızlarından birine Atatürk’ün sahip çıkmasını istedi. Atatürk Rukiye’yi evlat edindi.

Rukiye Çankaya Köşkünde Atatürk’ün diğer evlatlıklarıyla beraber büyüdü. Rukiye ramazanda oruç tutardı.

Atatürk iftarı yalnız açmasın diye ramazan yemeklerini iftar saatine göre hazırlattı. Oruç tutan tutmayan herkes Rukiye’yle birlikte yemeye başladı.

Bir ramazan günü Rukiye’ye gümüş muhafaza içinde küçük el yazması Kuran-ı Kerim hediye etti.

Rukiye Gazi Orman Çiftliği koruma birliği komutanı Yüzbaşı Hüsnü Erkin ile evlendi. Bir oğlu oldu. 84 yaşında İstanbul’da öldü.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.