Yukarı Çık

VARLIK KUYRUĞU (2)

27 Şubat 2019 Çarşamba 11:54:52
438 kez okundu.

Sevgili ÖNDER OKURLARI.

Kusura bakmazsanız, bugünkü yazıma yine Sayın Erdoğan’ın söylemleriyle başlamak istiyorum. 7-24 televizyon ekranlarında olan Sayın Erdoğan’ın söylemlerini yazıp eleştirmek, konuya girmemi sürekli engelliyor dersem, bana kızmazsınız herhalde.

Sayın Erdoğan hafta içindeki Denizli Mitinginde: “Zillet ittifakına 31 Mart’ta bir Osmanlı tokadı yakışır değil mi?” diyor. Topluluktan; “EVEEET” söylemiyle birlikte alkış da yükseliyor. Bu tokadın; maddi değil, manevi bir tokat olduğunu ben de biliyorum. Zillet: hor görülme, horlanma, aşağılanma demektir.

“EVEEET” diyen topluluğa soruyorum: Manevi de olsa tokat atmayı düşündüğünüz kişilerin; dayınız, amcanız, teyzeniz, halanız, canciğer dost bir arkadaşınız olabileceğini hiç düşündünüz mü? Şimdi de sorunun sahibi Sayın Erdoğan’a soruyorum: Manevi tokadı görev bilip, bunu maddi tokada çevirecek birilerinin sorumluluğu kime ait olacaktır? Bu Millet; Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nı; birbirine tokat atarak değil, tokalaşarak ve omuz omuza çarpışarak kazanmıştır. Cumhurbaşkanı’nın görevi: Vatandaşın birbirine tokat atmasını önermek değil, birbirine tokat atması muhtemel vatandaşlar arasındaki sorunu gidermek olmalıdır.

Adına TANZİM SATIŞ, kuyruklara da VARLIK KUYRUĞU diyorlar. Tanzim Satış; 1970’li yıllarda CHP’li İzmir Belediyesi’nin uyguladığı, bilahare yaygınlaşan, başarılı bir mağazacılık sistemidir. Daha sonraları, zincir marketlere kurban edilmiştir. Tanzim Satış mağazasında, vatandaşın gıda ve temizlik konusunda her türlü ihtiyacına yanıt verecek reyonlar vardı. AKP’nin Tanzim Satış dediği çadırlarda ise biber-patlıcan-domates ve patatesten oluşan birkaç sebzeden başka bir şey yoktur. Bu çadırlar; İstanbul ve Ankaralı seçmenin 31 Mart’ta yapılacak seçimde oyunu almaktan başka bir işe yaramayacaktır.

VARLIK KUYRUĞU söylemini dünyanın hiçbir ülkesinde duyamazsınız Çünkü böyle bir kuyruğun olması veya oluşması söz konusu değildir. Bu ülkenin hali vakti yerinde olan, zengin diyebileceğimiz insanlarını hiç kuyrukta beklerken gördünüz mü?  Zaten onların birçoğunun işlerini gören çalışanları vardır. Onların belki de tamamı; pazar yerinden değil, daha kaliteli sebze-meyve bulacağı manavlardan alış-veriş yaparlar. Onun için sebze çadırlarının önünde oluşan kuyruklar olsa-olsa AKP’nin, Türk Tarımında uyguladığı yanlış politikalar yüzünden oluşmuş beceriksizlik kuyruğudur. İktidar; pırlanta ve mücevher alan zenginlere, gemi işleten armatörlere uyguladığı KDV ve Mazot desteğini çiftçilere de uygulamış olsa piyasada bu fiyatlar oluşmayacaktır.

İktidarın uyguladığı beceriksiz politikalar yüzünden üretici; tarlasını süremez, ürününü ekemez, devletine güvenemez duruma gelmiştir. Üreticiden sonra, tüketicinin devlete olan güven endeksini ortaya koyan rakamları ise Türkiye İstatistik Kurumu’nun istatistiklerinden aktarmak istiyorum.  Güven endeksi 100’den büyükse iyimser, 100’den küçükse kötümser durum söz konusudur. Hanenin maddi durum beklenti endeksi: %75,2. Genel ekonomik durum beklenti endeksi:%75. İşsiz sayısı beklenti endeksi: %59. Tasarruf etme ihtimali beklenti endeksi: %22 olarak açıklanmış.

Türk İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) verileri ise her şeyi anlatmaya yetiyor, hatta artıyor bile. Dernek 2019 yılı için enflasyon tahmini: %16,2, işsizlik oranını: %12,5 ve büyüme oranını: %1,0 olarak açıklamış.

Eğri oturup doğru konuşalım: Enflasyonun %16,2, işsizliğin %12,5 ve büyümenin de %1,0 olduğu bir ülkede: İstanbul ve Ankara’daki sebze-meyve kuyruklarını VARLIK KUYRUĞU olarak göstermek; insanın aklıyla alay etmekten başka bir şey değildir.

Saygılarımla. 24.02.2019

Mehmet USLU- Emekli Öğretmen

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.