Yukarı Çık

BİR HAYALİM VAR BENİM!

7 Mart 2019 Perşembe 11:59:36
385 kez okundu.

Zenci hakları savunucusu Martin Luther KING 28.8.1963' te yaptığı tarihi konuşmada;

"Bir hayalim var benim…Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların ateşiyle bunalmış olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek…
Bir hayalim var benim…Gün gelecek, dört büyük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerinin yapısına göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar…"
diyerek halka seslenmişti.

Dünya, hayallerinin peşinde koşanların sayesinde şekillenmekte ve aydınlanmaktadır.

Aynı hayallerin peşinde koşan büyük önder M.Kemal Atatürk' te; orduları dağılmış, fakirlikten kemikleri sayılan, ayağında giyecek ayakkabısı olmayan bir ulusu yedi düvele meydan okur hale getirmemiş miydi?

Bandırma vapuruyla İstanbul' dan Karadeniz'e açılmadan önce İngilizler vapuru durdurmuş, belgeleri kontrol etmişler ve gemide Anadolu'ya götürülmek üzere mühimmat olup olmadığını kontrol etmişler, bir şey bulamayınca izin vermişlerdi. 

Mustafa Kemal, İngilizler gemiden indikten sonra yanındaki arkadaşına dönerek;

 "Şu İngilizler ne kadar akılsız. Gemide mühimmat ve silah arıyorlar. Oysa biz, Anadolu' ya kafamızın içindeki mücadele ruhunu ve imanı kaçırıyoruz. Bunu da hiçbir zaman bulup ele geçiremezler" demiştir.

Liderlerin ve ülkelerin vatandaşlarının kafalarının içindeki mücadele ruhları yok edilmediği sürece emperyalizm başarılı olamaz. Bunun örneklerini Kurtuluş Savaşımızda, Vietnam' da, Afganistan' da, son olarak Irak' ta gördük. Yenilmez denilen emperyalist güçler hep geri adım atmak zorunda kaldı. Ama aynı güçler silah zoruyla yenemedikleri bu ulusları başka yollarla dize getirdi veya dize getirmek için mücadele vermektedir.

Nitekim Atatürk, hayallerinin ve umutlarının peşinden koşmaya Kurtuluş savaşından sonra da devam etmiş ve "Asıl zor olan savaş şimdi başlıyor." demiştir.

Bu amaçla topraklarının çoğu bataklık olan Finlandiya' nın başarısını anlatan "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" isimli kitabın okullarda ders kitabı olarak okutulmasını sağlamış,

Ankara' nın bozkırını Vahaya çevirerek Atatürk Orman Çiftliği' ni kurarak hayallerin gerçeği dönüşmesinin canlı örneklerini halkına göstermeye çalışmıştır.

Ne yazıktır ki günümüzde aynı Atatürk Orman Çiftliği' nin başına gelenleri hepimiz biliyoruz.

İnsanlar;  savaş kaybettiklerinde veya fakirleştiklerinde yenilmezler. İnsanlar; hayallerini, umutlarını, bağımsızlık ruhunu ve gözlerindeki kıvılcımı kaybettiklerinde yenilirler.

Siyasiler ve sözde aydınlar kısır tartışmalarla halka nefret, umutsuzluk aşılayan söylemlere kendilerini kaptırmışken ben bu duruma karşı hayal kurmaya, umut etmeye devam etmek istiyorum:
Bir hayalim var benim… Barış zamanında şehitlerin olmadığı, onun yerine güzel günlere şahitlerin olduğu bir ülkenin hayali......
Bir hayalim var benim…Çiftçimin bilinçli olarak toprağı işlediği, köylerinde beyaz boyalı evleri olan, camlarında karanfillerin ve sardunyaların açtığı bir ülkenin hayali....

Bir hayalim var benim…Fabrikaların ışıklarının hiç sönmediği, işçilerinin mutlu ve torbaları dolu olarak evlerine ekmek ve sevgi götürdüğü bir ülke hayali......

Bir hayalim var benim…Fakirliğin olmadığı, insanların o ülkede doğmakla kendilerini şanslı hissedecekleri bir ülke hayali....

Bir hayalim var benim…Sokaklarında bakımlı ve sağlıklı çocukların oyunlar oynadığı bir ülke hayali.....

Bir hayalim var benim…Kadının erkekten, erkeğin kadından çekinmediği, birlikte üretip birlikte paylaştıkları bir ülke hayali.....

Bir hayalim var benim…Bahçeden çıkan ürünün işlendiği, sabah sağılan sütün akşam şehirlinin sofrasında olduğu, aracıların olmadan paranın üreticinin cebine girdiği  bir ülke hayali....

Bir hayalim var benim…Kimsenin boş durmadığı, dağların ağaçlandırıldığı, yollarının yapıldığı, köprülerinin onarıldığı, okullarının cıvıl cıvıl gözleri parlayan çocuklarla dolduğu, kar yağdığında akşam eve ne götüreceğim kaygısının olmadığı, karın mutlu evlerden ve dumanı tüten bacalardan zevkle izlendiği bir ülke hayali...

Bir hayalim var benim…Nobel ödülü almaktan bilim adamlarımızın ve aydınlarımızın yorulduğu bir ülke hayali...
Sizlerin de çok daha güzel hayallerinizin olduğunu hisseder gibiyim. Güzel ve umut dolu hayallerimizi paylaşmazsak başkaları kin, nefret dolu hayalleri ve umutsuzlukları bizlerle paylaşır.

Ersoy ÖNGÜN; 02.03.2019

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.