Yukarı Çık

KADINLARIMIZ

8 Mart 2019 Cuma 11:57:43
2248 kez okundu.

“…Ve kadınlar 
bizim kadınlarımız: 
korkunç ve mübarek elleri 
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle 
anamız, avradımız, yarimiz 
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen 
ve soframızdaki yeri 
öküzümüzden sonra gelen 
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız 
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki 
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda …”

*                       

Kadınlarımız… Dalda çiçek, gökte güneş, gergefte nakış,  dillerde türkü olan kadınlarımız…  8 Mart 1857’de New York’ta başlatılan şanlı direnişin yıldönümündeyiz bugün.  Kadın dokuma işçilerinin 16 saatlik çalışma süresini 10 saate indirmek için verdikleri mücadelenin yıldönümündeyiz. Neredeyse  160 yıldan fazla zaman  geçmiş üzerinden.

*

Dili, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun  “kadın” her toplumun temel direği olmuştur. Bazı toplumlar bunun çok erken farkına varmıştır, bazı erkek egemen toplumlar ise bunu hep göz ardı etmiştir. Ne tesadüftür ki bu durum gelişmişlik seviyesiyle de doğru orantılıdır.  Kadınlarına gereken değeri vermeyen, sosyal hayatta ve iş yaşamında kadının hakkını teslim etmeyen toplumlar hep çağın gerisinde kalmaya mahkum olmuştur.

*

Türkiye tarihine dönüp bakacak olursak eğer en önemli anlarda, kırılma anlarında hep kadın karakterleri görürüz. Mustafa Kemal, bunu çok iyi özümsemiş; kurtuluşun ve kuruluşun ancak kadınların da dahil olacağı bir mücadeleyle gerçekleştirilebileceğine inanmıştır.

*

Mustafa Kemal aydınlanmasının odak noktası kadındı. Türk kadınına tanınan hakları, küresel platforma taşıdı. 1935’te Uluslararası Kadınlar Birliğini Türkiye’ye davet etti, ev sahipliği yaptı. 36 ülkeden tamamı kadın 360 delege katıldı. Türkiye’yi 24 kadın delege temsil etti. Türk Kadınlar Birliği Başkanı Latife Bekir’di. Latife Bekir, konuşmasını Fransızca yaptı. “Türk kadınını haremin kafeslerinden kurtarıp parlamento kürsüsüne getiren, Türk kadınını erkeğinin yanında hak ettiği yere davet eden Mustafa Kemal  Atatürk’e minnet borcumuz var.” dedi. Dünya Kadınlar Birliği Başkanı Corbett Asby, “Feminizm kongremizin aslında en önemli hadisesi Mustafa Kemal Atatürk’le tanışmak.” dedi.

*

Bugüne dönüp baktığımızda ise ne yazık ki bu tablonun çok uzağında olduğumuzu görüyoruz. İş yaşamında, özel hayatta, siyasette, okulda, sokakta… Hala kadına gereken değeri vermiyoruz.  Son yıllarda dayatılan Arap özentiliğinin etkisiyle de özümüzden iyice uzaklaşıyoruz. Aslında yapmamız gereken şey çok basit.  1935’e bakıp çağı yakalayabiliriz.

*

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle hayatın içinde mücadeleden hiçbir zaman kaçmayan, varlık sebebimiz olan bütün kadınlarımızın önünde saygıyla eğiliyorum.

Anıl ÇAKIR

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.