Yukarı Çık

İMF

16 Mart 2019 Cumartesi 11:49:02
1969 kez okundu.

Türkiye İMF ‘ye gider mi? gitsin mi? tartışmaları sürüp gidiyor. İMF‘yi bir açalım bakalım neymiş. İnternational Monetary Fund.Uluslararası Para Fonu.Yani bir fon ,  banka falan değil.

Bu konuyu Alman basını yakın tarihlerde gündeme getirdi.  Lira düşerken enflasyonun fırlaması Türkiye için bir felakettir. Türkiye İMF ‘nin kapısını çalmak zorunda kalabilir dediler, gelelim açıklamalarına; Alman DieWellt gazetesinde TL dolar karşısında % 22 geriledi. Pesosu % 24 oranında eriyen Arjantin İMF ‘den yardım istemek zorunda kalmıştı şeklinde bir açıklamayla konuyu bağladılar. Eyy Die Welt biz ne enflasyonlar gördük % 200 ler bize işlemedi. Yine dış basın bize malzemeyi verdi. Biz de üzerinde tartışıp duruyoruz. Tabii ki tartışalım, tartışmalıyız da. Şu zamanlarda dış piyasadan % 7 ler ile borçlanırken İMF borçlanma katsayısına göre  % 3lerdenkredi veriyor. Sırf bu açıdan bakıldığında mantıklı gibi gözüküyor değil mi ?  Kazın ayağı pek öyle değil. Ucuz ve uzun vadeli kredi mi? Ulusal bağımsızlık mı ?

Konuyu açalım. İMF‘nin sağladığı kredilerin ana kaynağı üye ülkelerin katılım paylarıdır. İMF üyesi 189 ülke belli ölçütlerle sermaye koymaktadır. Bu katılım paylarına aynı zamanda kota denmektedir. Ülkeler kota paylarına göre İMF den borç alabiliyor. Türkiye’nin kotası en son 2016 yılında yaklaşık % 1‘ e, oy gücümüz de %1.09 ‘ a yükseldi.  En büyük ortak ABD ‘ nin kotası ise toplamın %17.5‘u kadar. Bizim ekonomistler üşenmemişler ne kadar kredi çekebiliriz diye hesaplamışlar bile. Buldukları rakam 24 milyar dolar. İMF ‘nintoplam70 borçlu ülkedeki kredi hacmi zaten 37 milyar civarlarında idi. Ortada dolanan yok 50 milyar dolar yok 200milyar dolar laflarını da bu yüzden sorgulamak lazım. Kredi onayı için %85 oy çoğunluğu gerekiyor.  ABD % 16’lı koy gücü ile veto hakkını kullanırsa zaten olumlu sonuç çıkmıyor. ABD büyükelçisi Türkiye’ de bir toplantıda Türkiye’ nin daha önce İMF ‘ den aldığı 35 Milyar doların 17 Milyar dolarlık kısmı yani yaklaşık yarısı ABD de vergi ödeyenler tarafından karşılanmıştır. Bu parayı ödemek için vergi mükellefleri bukadar ek bir yük üstlenmiştir şeklinde konuştu. Sanki malının yarısını almışlar. Yani İMF ’nin patronu biziz diyor. Lafı uzatmaya gerek yok herhalde. Adam, kocaman büyükelçi.

Aklımızı başımıza alıp şu borç sarmalından kurtulup en azından ekonomimizin küçülmesi pahasına da olsa kurtulmamız gerekli. Bunun tek yolu üretim ve biraz da tasarruf. Yok sonra tekrar kahrolsun İMF, kahrolsun küresel sermaye demeyelim. Bırakın çalışan maaşlarını, emekli maaşları bile düşer. Siyasi tavizler gelir. İMF demek acı reçete demek.

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.