Yukarı Çık

HAFTA SONU POLLYANNA'YLA TANIŞTIM

11 Nisan 2019 Perşembe 13:39:49
113 kez okundu.

30 Eylül 2018 Cumartesi günü hem annemi ziyaret hem de yazlığımı kontrol etmek için Keşan' a gittim. Yazlığım Mecidiye Beldesinde.

Yazlığımı kontrol edip Keşan' a dönerken bu beldedeki odun ateşiyle ekmek pişiren yol boyundaki fırından ekmek almak için aracımı fırının önüne park ettim.

İçeri girdiğimde fırının hamur yoğurulan tahta tezgahına kitabını koymuş ders çalışan ve bir yandan cep telefonuna bakan 9-10 yaşlarında kumral mavi gözlü Trakya' lı kız çocuğu vardı.

Cep telefonuna mesaj yazarken 1 dk bekler misiniz dediğinde içimde klasik telefona mahkum olmuş çocuk imajı belirdi.

Birazdan kasaya geldi ve ne alacağımı sordu bende Trabzon ekmeğini gösterdim.

Ekmekler yüksek bir dolaptaydı ve sadece iki tane kalmıştı.

Bana doğru maviş gözleriyle bakıp başını hafif yana eğip gülümseyerek; "o zaman siz alacaksınız" dedi.

Ekmeğe uzandım ve birini aldım.

Diğerini de alır mısınız? Ekmeklerim çok tatliştir deyince sıra dışı biriyle karşı karşıya olduğumu anladım.

Ama o anda İstanbul' da yaşayan bir odun olarak "yok sadece bir tane ihtiyacım var" dedim. 

Bana o zaman size simitte vereyim deyince içimden bu ne sırnaşıklık gibi bir his geçti. Önündeki yaklaşık 10 simitten üç tanesini kaşla göz arasında  ekmek poşetine koydu.

Benim suratımdan ifademi hissetmiş olacak ki! "Hepsi için 2,5,-TL alacağım" dedi. Yani sadece ekmeğin parasını alacağını simitlerden para almayacağını söylemiş oldu.

Bunun üzerine suratına daha dikkatli baktığımda çok tatlı, hayat dolu ve sevimli olduğunu fark ettim.

Bugün kardeşinin doğum günü olduğunu ve bu nedenle çok mutlu olduğunu söyledi.

Bende o zaman elimdeki yaklaşık 2.-TL' yi uzatıp kardeşine iletmesini söylediğimde bunu kabul etmedi.

Kendisine teşekkür edip arabada bekleyen kızım ve eşimin yanına gittiğimde poşette bir de poğaça olduğunu görüp olanları anlattığımda eşim, "keşke o zaman diğer ekmeği de alsaydın" dedi.

Arabadan indim fırına yöneldiğimde başka müşteri gelmiş ve benim bıraktığım ekmeğe uzanıyordu.

Bizim Pollyanna ise tüm sevimliliği ile müşterilerle ilgileniyordu.

Böylece fırındaki ekmekler bitecek o da çok sevdiği kardeşinin doğum günü için evin yolunu tutacaktı.

İstanbul' da yaşarken yediğim hormonlu yiyeceklerden olsa gerek bana hormonsuz duygular yaşatan bu kız çocuğunu çok sevdim.

Türkiye için karamsar olduğum bir dönemde böyle bir ışık görmek beni mutlu etti.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.