Yukarı Çık

ROMAN AÇILIMI SÜRECİNDE ROMAN MESELESİ ÇİNGENE TİYATROSUNA DÖNDÜ

15 Nisan 2019 Pazartesi 11:54:29
429 kez okundu.

14 Nisan 2010 tarihinde İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonunda ‘ROMAN AÇILIMI’ gerçekleşti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Romanların yaşadığı zorluklardan söz etmiş, Romanlardan özür dilemişti. Cumhuriyet tarihinde toplumun görünmeyen Romanları görünür hale geliyordu. Sunuş konuşmasını Hacer Faggo’nun yazdığı şiirsel sözleri Roman kökenli Elmas Arus’unsesinde hayat buluyordu. Sarı GaciHacer, dersine iyi çalışmış çingenelerin ruhunu okşayacak sözler yazmıştı. Şiir çok uzun olduğundan kısa alıntılar yapıyorum.

“Başta bu salonu dolduran sevgili kardeşlerim olmak üzere, tüm vatandaşlarımızla Sayın Başbakanla, muhalefet partileriyle, bütün politikacılarla, tüm karar vericilerle ve dünyayla paylaşacağımız bir meramımız var...

Kardeşlerim,

Doğduğumuzda, daha henüz hiç kimse bizi Çingene-Roman diye aşağılamaya başlamadan önce, gül kokulu bebeklerden biriydik.

Anamızın sırtındayken başkalarının gözünde sadece "acınacak" varlıklardık.

Ve derme-çatma evlerimizden sokağa adımımızı attığımızda...

Bizimle çelik-çomak, evcilik oynamaktan kaçanları gördükçe...

Dönüp dönüp annemize sorduk:

Neden?

ABC'yi öğrenmek için üniformamızı giyip okula başladığımızda...

annemiz sandı ki, aynı üniformayla, fark edilmeyiz, kayboluruz okullu çocukların aralarında.

Kaybolamadık ne yazık ki...

Ayağımızdaki ayakkabı, bir de şivemiz ele verdi bizi.

Önce sıra arkadaşımızı yanımızdan ayırdılar.

Sonra bizi sınıftan...

Öğretmenimiz bizi en arka sıraya oturttu.” şeklinde uzayıp gidiyordu.

Dokunulmayan Roman topluluklarına parti siyaseti ile devletin tanışması gündeme geliyordu. Toplantıya otobüs, uçaklarla getirilen Romanlarda heyecan ve beklenti çok yüksekti. Ancak, çok ta bilinçsiz ve hazırlıksız bir şekilde toplantıya getirildiler. Belki de istenen bu idi. Toplantıya romanların katılmasında aracılarda Roman dernek başkanları idi. Abdi İpekçi spor Salonunda Ortalık panayır, konser alanı gibi, ne kadar meşhur çingene varsa hepsi orada idi. Romanlar ağlanacak hallerine göbek atarak karşılık veriyordu. Sosyal taleplerini kimse dillendirmiyordu. Konu hep yoksulluk edebiyatı altında götürüldü. İki üniversite öğrencisi “parasız eğitim istiyoruz” dediler. Başına gelmeyen kalmadı. BugünAB’ni  bazı konularda eleştirsek dahi, Romanlar Türkiye’de AB müzakereleri  ile gündeme geldiği gerçeğini görmemiz gerekir.

 

Açılım konuşmasından sonra Türkiye bir Roman kızı Elmas Arus ve Roman olmayan  HacerFaggo’yu görünür hale getirdi. Hacer daha önceden Romanların kentsel dönüşüm mağduriyetlerini gazete de yazıyor haklarını arıyordu. İstanbul’daki Roman mahallelerini az çok tanıyordu. Gündeme AB fonlarının geleceğini bildiğinden dernekleşmenin önemini kavramış Elmas Arus ile birlikte Sıfır Ayrımcılık Derneğini kurmuşlardı.  proje yazıp, çözüm yolları üretmek üzere ekip kuruldu. AB Türkiye’ de Romanlara yönelik projeler yapılması için istedikleri kişileri bulmuşlardı. Var olan Roman dernekleri kapasiteleri yetersiz olduğu kadar, proje mantığından haberleri yoktu. Roman dernekleri için gerçek mantık projelerden para götürmek üzere tasarlanmıştı.Ortak nokta EURO. Gerisi hikaye……

 

Edirne’de ilk kurulan Roman derneğinin varlığı çok kişiyi bu dermek ile buluşturdu. AB,  proje bazında fon aktarmaya istekli idi. Avrupa’ da yaşayan Romanları kendileri için halen büyük sosyal sorun idi. Türkiye’nin AB’ye üye olması durumunda sayının artması halinde yeni sorunlar yaratılmasını önlemek amacıyla Türkiye’de iyileştirilme çalışmalarına proje ölçeğinde yaklaşmayı uygun görüyordu. Bu amaç doğrultusunda sivil toplumun gelişmesinin önünü açmak istiyordu.2000 li yıllarda Roman derneklerinin sayısının hızla artması sonucu bilinçsiz ve hak arama metotlarını bilmeyen dernek başkanlarına bu çalışmalarda farklı eğitim çalışmaları verildi. Projeler yürütüldü. İş zamanla Romanlar üzerinden yapılan projeler rant ekonomisine dönüştü. Bunu sade ben değil kamu da söylüyor. Zamanla hak arama metotları, siyasete kaydı. “Görünür olmak siyasetin kapısını açar mı?” girişimleri sonucunda milletvekili olma hayali gelişti. Siyasette var olmak isteyenlerin sayısı hızla arttı. Siyasete bulaşmayanRoman derneği veya Roman hak savunucusu kimse kalmadı. Romanları temsil etme ve vekil olma hayalinde İlk kısmet Roman kökenli Özcan Purçu’CHP’den, daha sonra AKP’den Roman kökenli Cemal Bekle milletvekili seçildiler. Bugün geldiğimiz noktaya bakınca; “Siyasette de Romanlar olsun söylemi” maalesef istenilen hedefe oturmadı. Romanlar üzerinden “biz yaptık, siz nİye yapmadınız?” söylemine dönüştü. Bir anlamda siyaset çirkefliğin içinde sıkışıp kaldık. Seçilen iki milletvekili için açık ifade edeyim; Roman meselesinde kendilerine kesilen kumaş kadar konuşurlar. Özellikle İzmir AKP milletvekili Cemal bekle bile meseleye doğru yönden bakamıyor. Roman açılım politikası bugün Roman stratejik eylem planı ile tamamlanmış görünüyor. Eylem Planı siyasi iktidara yakın derneklere danışılarak hazırlandığı söylense de, içi boşluklarla, masa başında hazırlanmış bir eylem planı durumundadır. Eğitim konusunda eğitim müfredatını ve diğer uygulamaları çok iyi bildiğimden özünde hiçbir şeyin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

AB ROMAN PROJELERİNİ GÖZDEN GEÇİRMESİ GEREKİR.

Özellikle Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Türkiye’deki Romanların sosyo-ekonomik gelişimlerine fayda sağlaması amacıyla daha gerçekçi proje çalışmalarına önem vermesi gerekir. Projeler belirli kişiler üzerinden gitmesi zamanla şaibelere yol açacağı gerçeğini görmesi gerekir. Elbette Roman dernekler arasında kendi iç dinamiklerinde sorun vardır. Bilinçsizce örgütlenmenin olumsuz yansımaları kamuda dahi güvensizlik yarattığı bir gerçektir. Temel mesele dernek başkanlarının güvenceli bir işte çalışmamaları, sosyal güvencesi olmadığından kaynaklanan ekonomik sıkıntılarla başlıyor.

Aradan geçen süre içinde eylem planı, sosyal gelişim ve değişimin olumlu yansımaları görünmüyor.Aynı yemeği pişirmekten yemeğin tadı kaçtı.  Yoksulluğu, ezilmişliği, çingeneliği pazarlayarakrant kapısı olmaktan çıkarmak gerekir. Süreci doğru yürütemiyoruz. Derneğimizin daha önce Sivil toplum kamu diyalog gurubunun içinde yer almamıza rağmen, 36 dernek olduğumuz söylenmesine rağmen, kendi aramamızda bir toplantı yaparak, meseleyi kendi aramızda tartışma olanağı hiç bulamadık. Gidişatta bir sorun var. Ciddiyetsizlik, güvensizlik var. Herkes kendi hanedanlığını yaratmaya çalışıyor. Senaryoyu yazanlar başka, figüranlar da bizler olduk.  Roman federasyonları Romanların haklarını değil, parti savunuculuğu yapıyor.Dertleri Romanların sosyal sorunlarına çözüm üretmek değil, partiden veya belediyeden ne kazanırım boyutuna gelindi. Siyaset yapmak isteyen dernek başkanları etik olarak dernek başkanlığını da bırakmalıdır. Bunları vicdanen yazmak zorundayım. Roman meselesinde vebal altında kalmak istemem. Ben bugün var isem, yarın olmayacağım. Kimse arkamdan kötü sözlerle beni anmasın!

 

ROMAN DERNEK BAŞKANLARI ROMAN MAHALLESİNDE NE DEN OTURMUYOR?

Roman meselesini ruhunda taşımak gerçekten çok zordur. Roman mahallesinde aynı kültürün içinde yaşamıyorsan bu zamanla elitleşmeye döner. Bakış açısı zamanla erozyona uğrar. Çimenlerin kökleri çürür. İstanbul’da oturan Şadi ağbinin benimde katıldığım bir toplantıydı. ki, erken ayrılmıştım. Bana anlattığı bir börek olayı beni derinden üzmüştü. Anladım ki davranış elit olmanın bir yansımasına dönüşmüştü.

 

ROMAN MESELESİ ÇİNGENE TİYATROSUNA DÖNDÜ.

Eğitim düzeyi yetersiz, konuya yeterince vakıf olmayanlar, düzenli bir geliri olmayanlar bu dernek işini bıraksın. Önce evine iki ekmek götürsün. Fayda yerine zararları olmaya başladı. Dedikodu üretmek, fesatlıktan vazgeçilmesi gerekir. Bir sarı Gaci Hacer ablamız kadar i olamadık. Halâ elitleşmeyendoğru politikalar yürüterek yoksulluğu, eşitsizliği, hak savunuculuk üzerinden geliştirerek belediyede meclis üyesi seçildi. Temennim sarı Gacininolanakları fırsata çevirmesi, Şişli’deki Roman vatandaşlarımıza faydalı olmaya çalışmasıdır. Zorluklar elbette onu da zorlayacaktır. Umut Dünya’sı yeni sürprizlere her zaman açıktır. Açık ve net ifade edeyim. Roman derneklerinin genel amacı Romanlar olmaktan çıkmış, kendi çıkarlarını korumaya dönmüştür.

Var olup, olmamanın derin ızdırapıniçinde mücadeleye devam.

 

Turan ŞALLI

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.