Yukarı Çık

“GÖKKUŞAĞINDAN ÜLKELER YARATMAK” (*)

15 Mayıs 2019 Çarşamba 14:09:41
770 kez okundu.

Ozan Güldane Bulut, ilk şiir kitabı “Gökkuşağından Ülkeler Yaratmak” ile okurlarına ulaşır. Şiirleri İnsancıl dergisinde yayımlanan ozan için Berrin Taş, önsözde önemli saptamalarda bulunur. “Şiirleri sobada yakılmış bir şair kadın o” derken yasaklı günlerden nasıl geçtiğini anımsatır. “Sancılı bir bekleyişin ürünü” olan şiirler yazdığını, kendini var etme kavgasında, “esenlikli bir dünya düşü” kurduğunu belirtir. Güldane Bulut da bu şiir yolculuğunda kendisini yüreklendiren Berrin Taş ile Cengiz Gündoğdu’ya teşekkür etmeden geçemez.

Güldane Bulut’un şiirlerinde yurdumuzda, dünyamızda yaşanan emek kavgasından, sömürgenlere karşı emekçilerin verdiği savaşımlardan izler vardır. Esenlikli bir dünya özlemiyle yaşarken dünya çocuklarının kardeş türküleri söylemesini ister. Çağlar boyu sürdürülen savaşlara son verilmesi en büyük özlemidir ve bunun için de savaşım vermek gerektiğini bilir. Güneşin çocuklar için doğması, zorunlu göçlerin bitmesi, sınırların kalkması için çabalamak gereklidir.

Gökkuşağından Ülkeler Yaratmak İçin Büyümek

Annesinin onun büyümesini istemesi de anlamlıdır. “Gökkuşağından ülkeler yaratmak” için büyüyecektir ozan. Aşkı görecek, insana olan aşka sarılacaktır. Ankara Garı önünde barış için toplanan insanların aşkını yüceltecektir ve sevgilisini bu yola çağıracaktır içtenlikle : “…Sevgili, yankılansın dalgaların sesi Ankara Garı önünde/ Haydi sevgili, düş yollara/ İnsanın insancıl yanı için/ Haydi sevgili, düş yollara/ Barışa, aşka çarpan yüreklerde buluşmak için” (s.12). Ayrıca Suruç’ta “ağlayan çocuk kitapları” da acısını çoğaltır. Özgürlüğe ağlayan dağlar tanığıdır. Ozan, sevgilisinin aşkıyla sarhoş olmak ister: “…Senin sevdanla benim sevdam sarhoş olsun… Senin olsun/ Yıldızlı gök senin olsun/ Aşk heybesi ağırdır/ Tek omuzda taşınmaz/ Kollarını boynuma dola/ Aşk ikimizin olsun (s.14). Ozan, Anadolu kadınının savaşımını, günümüzdeki seks köleliğinden antik çağa uzanarak yansıtır. Çağın gemisinden insanlığa bilim ve edebiyat dağıtır. Bilimle savaş çarklarının dişlilerinin kırılacağını söyler. Göç yollarındaki çocukların acılarına tanıklık eder: “…Okullar yasak, kalemler küskün çocuklara/ Seksek oynamayı/ Bisiklet pedalı çevirmeyi unuttu çocuklar/ Unuttular anne sütünü/ Karın tokluğuna/ Mayın temizlemeyi öğrendi çocuklar/ Göç yollarında bekletilen umutlarını/ Düşlerinde yeşertiyor şimdi çocuklar…” (s.25). Ozan, dünyanın geleceğini belirleyecek çocukların savaşımını yalın bir dille anlatırken yeni ufuklar açar. Bir Mayıs Dünya Emek Gününü, kendisine ve arkadaşlarına “edebiyatla, şiirle, bilimle, felsefeyle” öncülük eden, “lokomotif” dediği Cengiz Gündoğdu’yu unutmaz. Ortadoğu’daki insanlık utancına değinirken insanlığın felsefeyle, bilimle ayağa kalkmasını ister. Engin denizlerde sevgi gemileri yüzdürmek özlemiyle doludur.

Ozan Güldane Bulut, şiirlerinde karanlığa, geceye, işkencelere, ölümlere karşı olduğunu gösterirken aydınlığın, insanlığın, barışın ozanı olduğunu kanıtlar. Onun için “Gökkuşağından ülkeler yaratmak” tutkusuyla doludur.

***

(*) Gökkuşağından Ülkeler Yaratmak-Güldane Bulut, Şiir, İnsancıl Yayınları, 1. Baskı, Şubat 2019, 94 s.

(İnsancıl, İstanbul, Mayıs 2019)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.