Yukarı Çık

“PARİS SÜRGÜNÜ/AVNİ ARBAŞ, ZERRİN VE DERYA’NIN ÖYKÜSÜ” (*)

8 Ağustos 2019 Perşembe 11:35:36
608 kez okundu.

Hıfzı Topuz, 25 Ocak 1923 İstanbul doğumlu olup Cumhuriyet’le yaşıt ve en üretken gazeteci yazarımızdır. Yeni yapıtı “Paris Sürgünü” nde, Ressam Avni Arbaş’ın, kızı Zerrin’in ve torunu Derya’nın yaşamöykülerini anlatır. Avni Arbaş, İstanbul’da Güzel Sanatlar Akademisi’nde okurken 1942’de Elhamra Sineması’nda halk oyunları oynarken gördüğü Zerrin’den etkilenir. Kazak olan ailesiyle tanışır. Zerrin’in babası Nurettin Bey kızını Avni’ye vermeyince Zerrin kaçarak evlenir. Zerrin’in doğuştan kalp yetmezliği olup ilerde doğum yapması sakıncalıdır. Evlenip Paris’e yerleşirler ve Zerrin hamileliğini geç fark eder. Doğum sırasında ölür ve bebeği kız olup adını annesinin anısını yaşatmak için Zerrin koyarlar. Avni’nin bebeğine kaldığı pansiyondaki Didi Teyze bakar. Avni, Zerrin’in doğum sırasında öldüğünü ailesine söylemekte zorlanır. Kayınbiraderi Haluk’a kötü haberi verir. Avni, Güney Fransa’daki Monaco yakınlarındaki bir köyde bebeğiyle kalır, bir hemşire tutar. İki ay sonra yine Paris’e dönerler. 1947’de Avni bebeği Marsilya Vapurundaki bir hemşireye teslim ederek İstanbul’a gönderir. Acısını unutmak için kendisi de İtalya gezisine çıkar.

            Avni Arbaş, Paris’te sürgündedir, yurttaşlıktan çıkarılmıştır. Parasız olup çok sıkıntı çeker. Ressam arkadaşları olan Nejat Devrim ve Selim Turan’la haberleşir. 1952’de Abidin Dino gelir Paris’e. Sonra Sabahattin Eyuboğlu, Bedri Rahmi, Mubin Orhon, Cahit Irgat, Mina Urgan, Azra Erhat gelir. Çevresi genişler. Nazım Hikmet’le tanışır orada. Yazar, Avni’yle 1943’ten bu yana arkadaştır. 1952’de bursla Paris’e gidince buluşurlar, birlikte çok güzel anıları olur. Avni’yle yaptığı söyleşileri Akşam gazetesine gönderir, söyleşiler ses getirir. 1952’de Eluard ölünce cenazesine birlikte katılırlar. Avni’nin Paris sergileri ilgi çeker. Hasan Esat Işık Paris Büyükelçisiyken yardım eder. Yazar ve eşi Nezihe Hanım Avni’yi İstanbul’da da ağırlar. Avni, 1958’de Paris’te tanıştığı Henriette ile evlenir. Avni Arbaş, annesinin söylediğine göre dört yaşında resim yapmaya başlar. Babası onu yönlendirir. 1938’de CHP ve Halkevleri tarafından Siirt’e fotoğraf çekmeye gönderilir. İlginç anıları olur. Paris’teki Unesco toplantısına katılan Hasan Âli Yücel’le görüşür. Yazarın ağabeyi Dr. SafterTarim de Avni’nin resimlerini beğenir. Balık Tutan Çocuk resmini almak ister. Paris’te polis korkusuyla yaşayan Fikret Mualla ile de görüşür. Avni de asker kaçağı olduğu için korkar. Yazar ile Avni bir süre mektuplaşırlar.

Zerrin’in Yaşamı

Zerrin, dört aylıkken İstanbul’a getirilir. Anneannesi büyütür. Sekiz yaşında baleye gider, piyano çalar, tiyatroya yazılır, Yıldız Kenter, S. K. Aksal, M. C. Anday öğretmenleri olur. Sinemada oyuncu olur. 1965’te ABD’de yapılan Türkiye Güzellik Yarışmasına katılır. Orada tanıştığı DehlBerti’yle evlenir. Hamile kalır ve 1968’de doğum yapar. Bebeğinin adını Derya koyarlar. Dört yıl sonra eşiyle yaş farkından dolayı sorun yaşayıp boşanırlar. Zerrin 22 yıl sonra Paris’te babasıyla buluşur. Daha sonra Avni, ABD’ye gidip Berti’yi ve torunu Derya’yı görür. Zerrin, Turgut Demirağ’ın girişimiyle İstanbul Boğaz’da Kim Novak’la film çevirecekken vazgeçilse de başka filmlerde oynar ve ünlenir. Berti, Lynette ile evlenir. Zerrin, Derya’yla ilişkisini kesmez. Derya’yı İstanbul’a getirip okutur.

Avni Arbaş’ın Türkiye’deki Yaşamı

Avni, İstanbul’a gelir, Abdi İpekçi ondan resim alır. “Avni’nin Dramı” yazısını yazar. 1977’de Türkiye’de ilk resim sergisini Ankara’da açar. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ile eşi Emel Korutürk de katılır sergiye. Avni, Bodrum’da güzel bir kadınla tanışır, bir süre birlikte yaşarlar. Henriette kalp krizi geçirerek ölür. Zerrin, ABD’de Al Capone çetesinden gangster Lipsky’yle aşk yaşar, evliliği kabul etmez. Avni, Turgut Özal döneminde 30 yıl sonra yeniden yurttaşlığa alınmıştır. 1985’te Beyoğlu’nda tanıştığı 28 yaşındaki genç kızla da yedi yıl birlikte olur. Avni, Foça’ya yerleşir. Zerrin, İstanbul’da tanıştığı Hakkı Bey’le bir süre emlakçılık da yapar. 1997’de Kara Melek dizisinde üç yıl oynar.

       Derya, film yapımcısı Kadri Yurtdatap’ın önerisiyle Kuyucaklı Yusuf filminde oynar, reklamlarla ünlenir. Dilan filminin çekimi için Ağrı’ya gittiğinde ağanın oğlu öğretmen Nihat’la tanışır ve evlenir. ABD’ye giderler evlilikleri üç yıl sürer. Berti, 1991’de kalp krizinden ölür. Derya İstanbul’a döner ve Atıf Yılmaz’ın çektiği filmde oynar. Avni Arbaş, Foça’da sayrılanır. Lenf kanseri tanısıyla tedavi görse de kurtarılamaz. 2003’te İstanbul’a götürülüp Aşiyan’a gömülür. Derya, ABD’ye gider ve beş gün sonra evinde ölüsü bulunur. Zerrin ABD’ye gider cenazesine katılır. Uzun uçak yolculuğu nedeniyle oluşan beyin ambolisinden ölmüştür.

        Yazar Hıfzı Topuz, ünlü Paris Sürgünü Ressam Avni Arbaş’ın ve ailesinin yaşamöyküsünü Paris Sürgünü yapıtında ayrıntılarıyla anlatır. Tarihe belgesel bir yapıt armağan eder. Acıklı olaylar ve anılarla dolu yapıtın ilgiyle okunduğunu belirtmeliyiz. 

 

(*) Paris Sürgünü- Hıfzı Topuz, Yaşamöyküsü, Remzi Kitabevi, Nisan 2019, 160 s.

(Berfin Bahar, İstanbul, Temmuz 2019)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.