Yukarı Çık

HAVADA DEVRİM SESİ VAR (2)

8 Ekim 2019 Salı 11:49:39
104 kez okundu.

Merhaba.. Ne güzel buradasınız!. Umarım bir çay daha söylemişsinizdir! Çünkü bu sohbet bir çayı daha götürür!

Efendim nerede kalmıştık? Şimdi gelelim konu başlığımıza: Efendim, Devrim sözcüğü içerisinde; yukarıda da söylediğim gibi, ileriye dönük bir gelişme anlamını barındırır.. Devrim kelimesi halkımıza tanıtılırken sadece Rusya ve benzeri sosyal değişimler verilirken, her nedense; buharlı kazanın bulunmasının Avrupa’daki teknoloji devriminin temelini oluşturduğu veya Fransa devriminin insan hakları ve Rönesans’ın Avrupa kültürünün gelişmesinin önünü açtığı bu değişimler halkımıza bir türlü devrim olarak anlatılmamış ve dolayısıyla halkımızda sadece (kendi değerleriyle örtüşmeyen) komünist devrimi simgeleyen, yanlış bir devrim inancı oluşturulmuştur..

Geçtiğimiz günlerde Ukrayna’da yaşanan olayları televizyon aracılığı ile izledik.. Nüfusunun büyük çoğunluğu üniversite mezunu olan Ukrayna halkı Hükümetin AB ile değil de; Rusya ile yaptığı bir ticari anlaşmaya karşı çıkarak, meydanları doldurdu.. Hükümet bu gösterilere karşı sert tedbirler alınmasına ilişkin bir yasa çıkarınca, bu defa halk Adalet Bakanlığını işgal etti. Özetle: Gelişen direnişe daha fazla dayanamayan Ukrayna Başbakanı istifa etmek ve gösterilere karşı alınan tedbirler veya kanunlar yürürlükten kaldırıldı..

Şimdi, “bu ne alâka?.” Diyeceksiniz.. Efendim; Türkiye’de bu denli şiddet eylemleri olmaz. Dolayısıyla; gücünü şiddetten alan bir devrim de olmaz. Çünkü: Türk halkı ile Ukrayna halkı arasında önce büyük bir eğitim ve sonrasında da Ukrayna halkının “devletin kendisi için var olduğunu” kabul etme; Türk halkının ise; “kendisini devlet için var olması gereğini”   kabul etme gibi temel bir ayrılığı var..

Türk halkının bu özelliğine gelin bir de; Osmanlı döneminden gelen ümmet (Padişaha kulluk etme veya halifeye kulluk etme) yapısı özelliğini katın!. Haydi bu yetmedi; çok partili sisteme geçtikten sonra yasal olmayan Kur’an Kurslarında, Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneklerinde, İmam Hatip okullarında verilen ezberci Kur’an eğitimi sonucu yetiştirilen nesil günümüzde elde zor zapt edilen %50 olarak karşımıza karşı devrimci olarak çıkarılıyor..

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre ülkemizin ortalama eğitim düzeyi altıncı sınıftır. 20 Milyon vatandaşımız ancak okuma yazma bilmekte veya ilk okul mezunudur.. Peki; bunlar dahil olmak üzere ülkemiz nüfusunun çoğunluğu Kur’anı okumuş mudur? Büyük ihtimâl evet.. Peki, Kur’anı okuyan bu insanların yüzde kaçı Kur’an-ı anlayabilmiştir? Çok az bölümü… Yoksa; kendilerinin Allah ile aldatılmalarına izin verirler miydi?.

Aşık Mahzuni Şerif bir türküsünde İslâm dinin evrensel olduğunu ifade ederken, ne güzel söylüyor: “Hey Arapça okuyanlar, Allah Türkçe bilmiyor mu?. İngilizce, Fransızca bize hitap kılmıyor mu?” Ama gelin görün ki; bu ülkede her bir vatandaş içerdiği anlamı rahatlıkla anlasın diye, Ezan’ı Türkçe okuttuğu için Atatürk dinsiz ilân ediliyor. Peki; Kur’an-ı Kerimi kendi dillerine çevirip, içerdiği anlamı bilerek okuyan İngiliz veya Fransız, Kur’an-ı Kerimi hiçbir şey anlamadan okuyan bizim vatandaşımıza göre daha fazla bilgili değil midir?

Ama burada bir haksızlık etmeyelim: Ben nice Müslüman kardeşimi görmüşümdür ki; büyük bir inanç ve huşû içersinde Kur’an-ı Kerim’in okunmasını dinlerken, gözlerinden yaşlar akmıştır.. Bu ne büyük bir inançtır!. Ancak, tesadüf bu ya; Selçuk’taki Meryem Ana kilisesine gittiğimde de; bir Hıristiyan’ın gözyaşları içersinde dua ettiğine tanık oldum..

Sahi; Havada Devrim Sesi Var demiştim ve sözü buradan açmıştık.. Bugün ülkemizde bir Türk Halk Müziği arşivi var ise; bunu rahmetli Muzaffer Sarısözen’e borçlu olduğumuzu çok iyi bilirsiniz.. Sarısözen’in bizlere kazandırdığı çok güzel bir Elbistan türküsü vardır.. “Havada kar sesi var” Bir yazımda karın oluşumundan söz etmiştim ama; tekrar edeyim: Efendim, atmosferdeki su damlacıkları soğuyup kar haline gelirken,sıkışmadan dolayı etrafa hafif çıtırtılı bir ses yayar.. Eskiler bu sesi duyunca kar yağacağını anlarlar.. Kar yere düştükten sonra üzerine bastığınızda Katur-Kuturt diye ses çıkarır. Bu da karın ayrı bir sesidir..

Yakın geçmişimizde, köyünde ilgisizlik nedeniyle ölen üç yaşındaki oğlunu sırtındaki torbaya koyup, ayakları karlar üzerinde katur-kuturt sesler çıkararak on altı kilometre uzaklıktaki şehre, Rabia için göz yaşları döken, kişiyi aramaya gitti!. Bu acılı baba; suçun kimde olduğunu çok iyi biliyordu ve ayaklarının çıkardığı kar sesleri yaklaşan hesap sormanın sesleriydi..

Evet, “Havada Kar Sesi Var” bu ses hesap sormaya gelenlerin sesi..

Evet, “Havada Devrim Sesi Var” yıllarca, Allah ile aldatılan ve artık aymış olan insanlarımızın da katılımıyla; geçmişteki sağlam devlet düzenini ve yıllarca bir öcü gibi tanıtılan Atatürk Devrimlerini yeni baştan hayata geçirerek, ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmaya azimli insanlarımızın ayak sesleri bunlar..

Önümüzdeki günlerde olası bir referandum sonrasında yapılacak seçimler çok şeylere gebe!..

01.10.20019

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.